Kış sabahlarında sıcak yataktan kalkıp banyoya veya mutfağa adım attığınız o ilk anı düşünün... Ayağınızın altındaki o buz kesen fayans hissi, güne başlarken tüm enerjinizi alıp götürebilir.
Ev dekorasyonunda genellikle salon ve yatak odası halılarına odaklanılırken, "ıslak hacim" dediğimiz banyo ve mutfak zeminleri çoğu zaman ihmal edilir. Oysa günün en hareketli saatlerini geçirdiğimiz bu alanlar, sadece fonksiyonele değil, sıcaklığa da ihtiyaç duyar.
Gelin, çıplak ve soğuk zeminlere veda edip, hem ayaklarınızı hem de dekorasyon zevkinizi ısıtacak seçimlere göz atalım.
Mutfak, evin en çok trafik alan, en çok ayakta kalınan yeridir. Yemek yaparken veya bulaşıkla ilgilenirken uzun süre aynı noktada, sert bir zeminde dikiliriz.
Burada yapacağınız halı seçimi iki sorunu birden çözer:
Öneri: Mutfağınızda özellikle dar ve uzun formdaki (örneğin 33x100 cm veya daha uzun) runnerları tercih edin. Bu boyutlar, tezgah önü için idealdir. Son dönemin trendi olan doğal hasır/jüt görünümlü ancak yıkanabilir modeller, mutfağa modern ve bohem bir hava katar. "Hasır mutfakta zor olur" demeyin; yeni nesil yıkanabilir dokular sayesinde leke korkusu yaşamadan bu şıklığı yakalayabilirsiniz.
Banyolar, genellikle beyaz seramiklerin ve parlak yüzeylerin hakim olduğu soğuk alanlardır. Ancak burayı küçük bir dokunuşla kişisel bir spa alanına dönüştürmek sizin elinizde.
Banyo halısı seçerken sadece "suyu emsin yeter" diye düşünmeyin. Banyonuzun zemini, dekorasyonun en büyük tuvalidir.
"Gözü ısıtmak" tabiri dekorasyonda çok önemlidir. Bir odaya girdiğinizde zemin çıplaksa, oda ne kadar sıcak olursa olsun size soğuk gelir.
Mutfak ve banyoda kullanacağınız tekstil ürünleri, mekanın akustiğini bile değiştirir. O yankılı, boş ses gider; yerine dolu dolu, yaşanmışlık hissi veren, sıcak bir atmosfer gelir.
Bu kış, kendinize bir iyilik yapın. Bastığınız yeri yumuşatın, baktığınız yeri güzelleştirin. Çünkü eviniz, sizin en güvenli ve en sıcak sığınağınız.